Canlı Destek

                anlaşmalı  boşanma avukatı istanbul,
               anlaşmalı   boşanma avukatı üsküdar,
               anlaşmalı   boşanma avukati ümraniye,
              anlaşmalı    boşanma avukati maltepe,
              anlaşmalı    boşanma avukati kadıköy,
                  zina nedeni ile boşonma davası,
              anlaşmalı    boşanma davalari,
                  TERK NEDENİ İLE BOŞANMA DAVASı ,
                  AKIL HASTALIĞI NEDENİ İLE BOŞANMA DAVASI ,
                  anlaşmalı boşanma davası,
                  çekişmeli boşanma davası,
                 Mal rejiminin tasfiyesi davası,
                 Nafaka ve tazminat davası,
                 Yabancı mahkeme kararlarına dair tenfiz davası ve tanıma,
                 Velayet davası,
                 Kadına karşı şiddetin önlenmesine dair koruma kararı talepleri

ZİNA NEDENİ İLE BOŞANMA DAVASI

Eşlerden biri zina ederse, diğer eş boşanma davası açabilir. Zina, kadının veya erkeğin evlilik devam ederken karşı cinsten biri ile cinsi münasebette bulunmasıdır. Cinsi münasebette bulunmaksızın, başkasıyla flört etme veya başka türlü bir yakın ilişki içinde olma zina değildir. Fakat bu davranışlar zinanın varlığına dair delil oluşturabilir. Çünkü zinada suçüstü oluşturma hali her zaman mümkün değildir. Eşlerden birinin zina yaptığı tespit edildiği zaman, bu durumun evlilik birliğine zarar verip vermediği araştırılmaksızın hakim boşanmaya karar vermek zorundadır. Çünkü zina, mutlak bir boşanma sebebidir.

Türk Medeni Kanunu’nda dava hakkının kullanılması belirli bir süreyle sınırlandırılmıştır. Eşinin zina yaptığını öğrenen taraf, zinayı öğrendiği tarihten itibaren 6 ay içerisinde ve her halde zinanın gerçekleştiği tarihten itibaren 5 yıl içerisinde boşanma davasını açmak zorundadır. Aksi halde dava hakkı düşer.

Zina yapan eşini affeden tarafın, zina sebebiyle boşanma davası açma hakkı düşer. Af, dava hakkını düşüren bir sebeptir.

Affetme veya süresi içerisinde dava hakkının kullanılmaması sebebiyle dava hakkı düşen taraf, zina evlilikte geçimsizliğe sebep oluyorsa, evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebine dayanarak boşanma davası açabilir.

HAYATA KAST, PEK KÖTÜ VEYA ONUR KIRICI DAVRANIŞ SEBEBİYLE BOŞANMA DAVASI

Eşlerden her biri diğeri tarafından hayatına kastedilmesi veya kendisine çok kötü davranılması ya da ağır derecede onur kırıcı bir davranışta bulunulması sebebiyle boşanma davası açabilir. Örneğin, eşini öldürme girişiminde bulunmak, onu intihara teşvik etmek hayata kast davranışlarına örnektir. Eşinin hayatına kast ettiği ispatlanan bir olayda hakim, başka bir araştırma yapmaksızın tarafların boşanmasına karar verir.

Pek kötü davranış, eşe yapılan eziyetler, onun bedensel veya ruhsal sağlığını tehlikeye düşürecek davranışlardır. Örneğin eşini hapsetmek, aç bırakmak, dövmek veya anormal cinsel ilişkiye zorlamak gibi ağır hareketler.. Genelde bu tür olaylarda fiziki şiddet söz konusu olmaktadır. Pek fena muamelenin var sayılması için devamlılık aranmaz. Örneğin kocanın karısını bir defa dövmesi, pek fena muamelenin var sayılması için yeterlidir.

Eşlerden birinin şeref ve haysiyetine yönelik incitici davranışlar ve sözler, ağır derecede onur kırıcı davranışa girmektedir. Hakaretin, doğrudan doğruya diğer eşin kişiliğine yönelik olarak yapılması gerekmektedir. Onu kırıcı davranışlara örnek vermek gerekirse, eşlerden birinin diğer tarafa ağır hakaret etmesi, kadının evden atılması, karısı bakire olmasına rağmen kocanın aksini yayması, kadının kocasına kızarak kocasının işyerinde onu küçük düşürecek sözler söylemesi, kadının kocası hakkında hırsızlık şikayetinden bulunması ve bunun doğru çıkmaması..

KÜÇÜK DÜŞÜRÜCÜ SUÇ İŞLENMESİ SEBEBİYLE BOŞANMA DAVASI

Medeni Kanunun 163. Maddesine göre eşlerden biri küçük düşürücü bir suç işlerse, onunla birlikte yaşaması diğer eşten beklenemezse, bu eş her zaman boşanma davası açabilir. Burada kastedilen utanç verici ve küçük düşürücü suçlardır. Örneğin, hırsızlık, dolandırıcılık, hileli suçlar, randevuevi çalıştırmak, kaçakçılık, emniyeti suistimal ..
Boşanma davasının açılabilmesi için bu suçu işleyen kişinin mahkumiyet alması gerekmemektedir. Küçük düşürücü suç işlenmesi, boşanma davası açmak için yeterlidir. Ayrıca belirtmek gerekir ki, küçük düşürücü suçun evlendikten sonra işlenmiş olması gerekmektedir. Bu suç evlenmeden önce işlenmişse ve diğer eş bunu evlendikten sonra öğrendi ise, şartları var ise hata veya hileye göre evlenmenin iptali ya da evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına dayanarak boşanma davası açabilir.

HAYSİYETSİZ HAYAT SÜRME SEBEBİYLE BOŞANMA DAVASI

Eşlerden biri haysiyetsiz bir hayat sürerse, onunla birlikte yaşaması diğer eşten beklenemezse, bu eş her zaman boşanma davası açabilir. Haysiyetsiz hayat sürmeye vereceğimiz örnekler, randevuevi işletmek, kumarbazlık, hayat kadını olarak çalışmak, ayyaşlık, uyuşturucu ticareti yapmak.. Bu örnek verilen davranışların devamlı olması gerekmektedir. Hakimin boşanmaya karar verebilmesi için, eşlerden birinin haysiyetsiz hayat sürmesi yeterli değildir. Bu yaşantının diğer eş açısından çekilmez bir hal aldığı ortaya konulmalıdır.

TERK NEDENİ İLE BOŞANMA DAVASI

Medeni Kanun’un 164. Maddesine göre, eşlerden biri evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek maksadıyla eşini terk ettiği veya haklı bir sebep olmadan ortak konuta dönmediği takdirde ayrılık, en az altı ay sürmüş ve bu durum devam etmekte ve istem üzerine hakim veya noter tarafından yapılan ihtar sonuçsuz kalmış ise; terk edilen eş, boşanma davası açabilir. Eşini ortak konutu terk etmeye zorlayan veya haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmesini engelleyen eş de terk etmiş sayılır.

Davaya hakkı olan eşin istemi üzerine hakim veya noter, esası incelemeden yapacağı ihtarda terk eden eşe iki ay içinde ortak konuta dönmesi gerektiği ve dönmemesi halinde doğacak sonuçlar hakkında uyarıda bulunur. Bu ihtar gerektiğinde ilan yoluyla yapılır. Ancak boşanma davası açmak için belirli sürenin dördüncü ayı bitmedikçe ihtar isteminde bulunulamaz ve ihtardan sonra iki ay geçmedikçe dava açılamaz.

İhtar bir dava olmadığından yetki kurallarına bağlı olmaksızın herhangi bir yerdeki aile mahkemesine başvurarak ihtar yapılması istenebilir. Terke dayalı boşanma sebebi mutlak boşanma sebeplerindendir. Bu nedenle hakim, ortak hayatın diğer eş için çekilmez hale gelip gelmediğini araştırmaksızın tarafların boşanmasına karar verir.

AKIL HASTALIĞI NEDENİ İLE BOŞANMA DAVASI

Akıl hastalığı nispi boşanma sebeplerinden biridir. Yani eşlerden birinin akıl hastası olması hakimin boşanma kararı verebilmesi için yeterli değildir. Bununla birlikte eşlerden birinin akıl hastalığının diğer eş için çekilmez hale gelmesi ve akıl hastalığının iyileşmesinin imkansız olması gerekmektedir.

Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanma Şartları:

  1. 1. Eşlerden birinde iyileşmesi imkansız akıl hastalığının bulunması
  2. 2. Akıl hastalığının sağlık kurulu raporu ile belgelenmesi
  3. 3. Ortak hayatın diğer eş için çekilmez hale gelmiş olması

                              çekişmeli boşanma davasi, çekişmeli boşanma avukati istanbul

***Haksızlıklara Kayıtsız Kalmayalım Davacı Olalım!